English

Anadolu’da şarap

Yaşadığımız topraklarda, Avrupa’yı Asya’ya bağlayan, medeniyetlerin beşiği Anadolu’da bağcılığın tarihi binlerce yıl geriye gidiyor. Alacahöyük’te milattan önce 3 binlere tarihlenen altın şarap kadehi ve güğüm, Hititlerden. Konya Ereğlisi’ndeki anıtsal İvriz Kabartması, feyz ve bereket tanrısı Tarhu’nun bir elinde üzüm salkımı, diğerinde buğday başaklarıyla Hitit Kralı’nın karşısında duruşunu sembolize ediyor. Milattan önce 1750’ye ait içki testileri, Kültepe’de bulundu. Milattan önce 6. yüzyılda, Anadolu’dan bugünkü Güney Fransa’ya geçen Foçalılar, Fenikeli tüccar gemicilerdi şarabı Anadolu sahillerinden gemilerle Ege’nin karşı kıyılarına, Avrupa’ya götürenler.

Roma döneminde Anadolu’da şarap tanrısı Dionysos adına kurulan tapınakların sayısını bilen yok… Antik çağın büyük tarihçisi Strabon, Malatya ilinin ve Kapadokya’nın şaraplarını öve öve bitiremiyor…

Volkanik tüfün yarattığı, rüzgar, kar ve yağmurun binlerce yılda nakış gibi işlediği benzersiz bir coğrafya olan Kapadokya da, Anadolu’nun tam ortasında, bozkırın kalbindeki yurdu üzümün, şarabın anavatanı… Sert iklimi, Kızılırmak’ın asırlar boyu oluşturduğu alüvyon tabakası volkanik dağlardan gelen lavların ufalanmasıyla oluşan tüflü toprak yapısının yarattığı sıradışı teruar, burada, dün olduğu gibi bugün de emsalsiz şaraplar yaratmaya olanak tanıyor.

Yolu Anadolu’ya, Anadolu’nun merkezindeki büyülü coğrafya Kapadokya’ya düşen bir şarapseverseniz, Zelve Vadisi ve Ortahisar’da aynı adı paylaşan Üzümlü Kiliseleri gezmeden dönmeyin. Anadolu’nun kadim zamanlardan bu yana dünyanın en önemli şarap bölgelerinden biri olduğunu, Gülşehir’de, Yavaş’ta yol boyunca göreceğiniz bağlar kadar, onlar da anlatacak size.